i love modaturkiye

31 Aralık 2011 Cumartesi

Biri yeni yıl mı dedi

Yarından itibaren yeni 365 gün 6 saate geçeceğiz..Bunu hep düşündüm acaba bir senenin 365 gün olduğunu nasıl buldu insanlar ..Ben bulamazdım..Saatin 24 saat olduğunu bulabilirdim ama bir yılı bulamazdım ..Düşünüyorum bu yeni yılda başıma neler gelecek..Ve geçen bu 2011 de başıma neler geldi..Özet geçersek aslında 2011 yılım tamamen 2010 la bağlıydı sıkı sıkıya..Önce teyze oldum..Bu hayatımın en dehşet verici mükemmel hissiydi..Sonra sevdim..Sonra terk edildim..Sonra tekrar barıştım ..Yine terk edildim..Üniversiteye devam ettim..Depresyona girdim....Yegenimi ne çok sevdiğimi bir kez daha anladım..Yazınsal alanda gelişmeler kayıt ettim..Doğum günüm iğrenç geçti..Depresyona ara ara girip çıktık..Dün tamamen depresyondan çıktım..İnanılmaz marjinal kararlar verdim..
Şimdi gelelim bu yeni yıldan benim payıma beklentim ne? Aşk istiyorum hem sevmek hem sevilmek istiyorum..Ben sadece beni sevenle yetinecek biri değilim ben deli gibi sevmekde istiyorum sonra bazı akademik hayatımla ilgili olan kararları sıkı sıkı başarmak istiyorum...Mutlu olmak istiyorum..Yegenimin yanına gitmek istiyorum..Onu mıncıklamak istiyorum..
Odamın duvarlarını minik kiraz çiçekleri koyarak boyamak ve dört adet tabloda kamamlanan bir tablo şekli yapmayı istiyorum ..Kafamda çizdim bu yüzden bu haftadan itibaren kaliteli boyalar alıp tablo çalışmalarıma başlayıp artık hayatımın akışını değiştirmeye karar verdim..Bu gece ailemle yemek yiyip mutlu olmak istiyorum..Onları çok seviyorum..
Buradan Gülin,Birsen,Mehmet Cemil,Didem,Cemre,Mert,Ahmet,Gaye içinde mükemmel bir yıl diliyorum(İpekto adlı blog yazırına da dilerim ziraa kendisini benim ruh halime yakın hissediyorum)...Her ne kadar hepsiyle bir arada olamasam da çoğu bu yazıyı okumayacak olsa da ben iyi dileklerimi iletmek isterim..Ayrıca kız kardeşlerim içinde Allah bana ne veriyorsa onlara 2 katı versin istiyorum hep onlarla olmak istiyorum..Ailemle doya doya yaşamak istiyorum..Buradan Allah'a bana böyle güzel aile ve dostlar verdiği için çok teşekkür etmek isterim.."Buradan sadece yazılı olarak teşekkür ettiğimi düşünmeyin" hep ediyorum zaten..
Son olarak bu sene kırmızı bir çanta ve yeşil çanta almak istiyorum ..
Sevgili Noel Baba sen yoksun ama hadi bir el at şu maddi işime :)
Nice senelere sevgili blog sahipleri ve okurlar..

29 Aralık 2011 Perşembe

Normal insanlar ve ben

Kendimi bir karede anlatmak istesem en doğrusu bu olurdu sanırım..Gülsek mi ?ağlasak mı?Bu halime ...
Zaten tek sloganımız "Forever Alone" değil mi..

Water of elephants


Bu filme bayıldım..Ben Robert Pattinson dan pek hoşlanmayan biriydim ama bu filmle kendine beni aşık etti..Oyunculuğu ve yakışıklılığıyla büyüledi diye bilirim..Tabiki en sevdiğim ikinci bayan hollywood oyuncusu Reese Witherspoon da (1.tabiki benim için Charlize Theron)..
Bu arada türkçe adını "Aşkın büyüsü" diye çevirenlerde harbi gerzek ve yersiz insanlar yok artık ya artık aşmışlar uydurmada..
Konu veteriner olma yolundaki son sınavını ailesi ölünce vermeyen Jacob şans eseri bir trene atlar tren sirk aracıdır..Ve sirkte çalışmaya başlar orada Marlena ve August olan patronları ile tanışır..August cani biridir ..Zamanla Rose adlı fil e bakan Jacob patronun eşi Marlena ya aşık olur ama aşkı karşılıksız değildir..Sonuna kadar izlenmesi gereken çok hoş bir film tamam atraksiyonlu değil ama ben bu durağanlığı sevdim ve tam not veriyorum ..
İyi seyirler..
Not:Filin poloncadan anlaması ne hoş :)
Utanır insan böyle güzel olunur mu Robert ?!
Bir kaçış anı..

28 Aralık 2011 Çarşamba

Rol çalan oyunu

Bir umuttu içimizde biriktirdiğimiz..Yine o umutları kendi ellerimiz ile yıkmıştık..Önce legoları üst üste koyarak hayalden evler inşa ettik sonra anne,baba ve çocuklar..Sonra biri gelir ve hepsine tekme atar ve bozar..Göz yaşları ile baka kalmanız kimin umurunda?
Hayatın bize verdikleriyle yetinmek zorunda kaldık..
Zincirlerimizi hepimiz bir dönem kırmaya çalıştık..Bazen ailelerimizden kopmak istedik bazen sevgililerimizden bazen kendimizden..Ama hayır! hayat buna müsaade vermez..Birileri hayatımıza girer ve olmadık yerde sapmalarla..Sizin hayatınızda kendi baş rolünüzü çalıp sanki onlar varmış gibi olurlar..Tiyatroda bunlara "Rol çalan" diyorlar..Yani bir kaç dakika orada olmalarına rağmen sanki saatlerdir oradaymışlar hissi verip baş roldekini yok ediyorlar..Yok oluyoruz..
Biz kırılan kalblerimizi onarmak yerine üstüne soğuk su içiyoruz..Birde başkaları ile kendimizi avutmaya çalışıyoruz..Bir kazakla,bir adamla,bir kadınla,çikolatayla..
Ama artık buna izin vermemeli..
Gerekirse siz rol çalın..
Hayır adice değil savaşarak,düello yaparak..Artık biz yıkılmayalım..
Neden hep iyi insanlar filmlerde ezilirler..Hinliğe neden kafaları çalışmaz..Çünkü biz hep sanıyoruz ki herkes bizim gibi..Hayır efendim ! Herkes siz gibi değil herkes sizi siz yapan şeyleri talan etmekle meşgul..
İzin mi vereceğiz? Evet diyen sesleri duyar gibiyim çünkü bir çokları bu hayatlarına devam edecekler..Aşk acısı çektikçe ya yemeğe yada yeni sevgililere sarılacaklar..Halbuki hangi konuda olursa olsun anladım ki en iyi şey önce rahatlamak..Sakin kafa..
Radikal kararlar..Eşittir artık daha az acı..
Kalbin mi kırıldı?..Yazı yaz..Bakınız ben..Ruhun mu sıkıldı..Yazı yaz..Ben yahu..
Kendime yeni koku aldım mesela iyi geldi..
Birde takılar..Şimdi bu yaptığım ne işe yaramayacak yatıştırma yöntemleri..
Halbuki şuan yaptığım ne beynimi doğruya sevk etmeye çalışıyorum.
Bunu yapmalıyız..
Bizi mahvetmelerine izin vermemek için..
Rol çalan oynamaya başlayalım..
Bu resim ne mi alaka..Hmm düşündüm de biraz gülelim bana benziyor sanki :)

25 Aralık 2011 Pazar

İstanbul'u özledim

Ben İstanbul'u özledim..
Deniz manzaralı kamelyada oturup gemilere bakmayı o serin marmara ve karadeniz havasını içime çekmeyi özledim..Finallerden yüksek notlar alıp İstanbul'a gitmek tek hayalim..Ben ablamı özledim..Yegenimi özledim..Hatta balinamı bile özledim..Ben İstanbul'da en çok neyi özledim..Neyini özlemediğimi biliyorum mesela ama neyini özledim..Ben ıssız İstanbul'um olan o yeri özledim..
Boğazı sisle örtülüyken gece 5 hava buz gibiyken çıplak ayak balkonda oturup Rus yazarların kitaplarını okumayı özledim..Balinamı özledim ...Kerem'i salıncakta sallayıp tüm gün bokunu temizlemeyi peşinden koşturup durmayı..Ablamı,eniştemi özledim..
İstanbuldaki yalıları , Ceneviz kalesini özledim..
Ben İzmirliyim İstanbul'da yaşamak benim için cehennem ama şuan özledim içinde barındırdığı insanları özledim çünkü..İstanbul onlarla güzel..İstanbul'da güzel..Yavuzu ile Kanunisi ile bir başka güzel..
Not:Yukarıdaki açılış resmi benim fotoğraf karemden bir nadidedir..Çalmayınız isteyiniz lütfen..!
Yer:Beykoz

Yeni bestemlerden

Aşk dediğin eğlence diyipte geçmiyor.Söz bitince her şey silinipde geçmiyor.Sen gidip dönünce yüreğin de bir pençe içini delip geçiyor..Suç sende değil bende ..Kabul ettim bende..Herkes desin bilsem de ..Unuttum ben seni bir yerde..Işık saçan bir yerde..Gökyüzünde ellerim bellerim de..Sensiz geçen günlerimde ..Yaşadığım günler işkence...Bir umut gibi sevdiğim seni sevdim..Bir aşk değil bir ömrü sana biçtim bu aşk beni bitirdi içimden içime sakladım seni her yerde...Kimseler görmedi yüreğimi..Kimseler bilmedi sevdiğimi ama ben gizledim bilirim sevdiğim suç bende...Suç bende..
Aptalım ben aptalım..Severken saklayan bir aptalım..Gözlerimde yaşlar hala...Seni görünce ağlayan bir aptalım..Sensizim sevdiğim ben sensizim..Yaralı bir kalp gibi derindeyim..Görmedin sevdiğimi hissetmedin..Aşk denen bu yolda yürümedin..
Aptalsın..Aptalsın görmedin kalbime aptalsın sormadın bana bir kez sever misin diye aptalsın bir daha anladım..Biz kaybettik biz yorulduk başlamadan biten bir şeyde kavruldum biz kaybolduk biz mahvolduk bu aşkın içinde yoğrulduk..
                                        Bir yeni beste daha geldikçe yazıyorum..Her zaman gelmiyor..Tabii siz bunun melodisini hiç bilemeyeceksiniz ama olsun ne bileyim okuyun geçin yahu..:)

Ah nerede vah nerede nerde unuttum kalbimi acaba

Şimdi bir tv kanalın Gülşen Bubikoğlu ve Tarık Akan'ın oynadığı enfes komik ve sevimli bir yeşilçam filmi vardı.Gülşen Bubikoğlunun güzelliğine hayran kalmamak elde değil Allah ne güzeller yaratmış demek gerek..Tarık Akan "Ferid" çapkın hatta uzman bir çapkındır tıp okumakta ama pek okulla alakası falan yok..Gülşen Bubikoğlu"Zehra" güzeller güzeli tezgahtar kızımız oğlumuz buna dağda tutulur kızın yaksını bırakmaz derken oğlanın çapkınlıkları ortaya çıkar kızımız onu terk eder oğlan en sonunda kıza kendini affettirir ama kolay olmaz..
Filmin sountrack ı olan "Ah nerede" şarkısıda o kadar güzel yakışmış ki filme ..
Filmde Ferid'in Zehra'yı öptüğü sahne..
Ferid'in çapkınlıkları ortaya çıktığı an
Ferid'in kızın yüreğini ağzına getirip yanağını öperken

Bu şarkı tüm kalbini kayıp ettirenlere gelsin..Bu şarkı tüm aşıklara gelsin değil mi efendim..Tam izlenmelik bir film o sevdiğimiz masumiyet..
Buda hem filmden kesitlerin olduğu hemde efsane şarkının olduğu klib..




23 Aralık 2011 Cuma

Rüyalar gerçek olsa

Rüyalar gerçek olsa seni her gün görürdüm
O incecik beline sarılarak yürürdüm.
Sabah olmasın diye güneşi durdururdum
Yanardağlarda tüten ateşi söndürürdüm
Yatağına her gece gelincik doldururdum
Dudağına bin kere öpücük kondururdum...

Diyordu hani Emel Sayın o güzeller güzeli bülbül sesiyle hani sabah çiçeklerin üstündeki ıtır gibiydi..Bir rüya gördüm ki kalkasım gelmedi..Hatta uyandığımda da bu şarkıyı mırıldanıyorum ..Tekrar uyumayı denedim ama malesef bir kerecik mahsus..
Bazen öyle rüyalar vardır ki şaşarsınız..
Rüyamda birini arayıp duruyordum dağlarda,sokaklarda hiç durmadan yılmadan ben onu arıyordum elimde bir bıçak ile kendimi koruyarak en zirvelere çıkara yanımda 2 bayan daha dağın tepesinde 3 erkek vardı birlikte aşağı inilecekti ama ben onlara pek güvenmedim o yüzden en son onlar inene kadar dağda bekledim durdum..
Sonra çok kızdım bir şeylere..Kendimi aldatılmış hissediyordum..Arkamı döndüm ...Ve rüyamın en güzel bölümüydü buğulu bir cam konulmuş gibi olsa da aradığımı bulmuştum ve o beni hiç aldatmamış pür pak idi ışıl ışıl çok güzeldi rüyam sonra bitti zaten ...
Sonuç rüyalar güzeldir bazen..

Eşşek Kafa

Kızıyorum kendimi ben kimleri sevmişim diye..Yazık ne yazık onca zamandan sonra kimileri kendini küçülttükçe  küçültmüş..Bu şehir ikimize dar diyesim var..Hatta körfezden atıp "geber!" diye bağırasım var..Daha 5 dakikaya kadar tüm masumiyetim ile düşünceler içindeydim...Ama bakıyorum da insanlar benim iyi düşüncelerime hak etmeyecek kadar "Adi" ve "Şerefsiz"miş..Normalde etmeyeceğim lafları ettirdi bana ..Aferim..Zaten benim için yoksun..Bari gözümde kalan üç paralık değerini korusaydın ne yazık..Bazı insanlar böyle işte yani illede anılarıyla değil analarıyla anılmayı tercih ediyorlar..
..O insanı incitip tüm hayatını mahvedip sana dönmeyince kin dolu mesajları yaymaktır..
Böyle insanları gördükçe kendi eşşek kafama kızıyorum..Ne kör olduğumu görüyorum..Ama yine de kendimi onun gibi küçültemeyeceğim benim iyikilerim var yine de ..Nasıl sinirliyim aslında ama geçiyor işte yazdıkça..
Bunları yazınca nefretim geçecek..Çünkü anladım ki beni yiyip bitiren içimdeki kin ve nefret ve ben kimseden nefret etmeyeceğim..Bunu kendime yapmayacağım...Oh bee rahatladım..

Hayır anlamıyorum bu nasıl bir ego ya..Bu nasıl bir bencillik ..Sen gönlünü eğlendir geri gel sana kollarını açsın herkes oldu canım başka emrin..Sanki padişah torunu..Kimsin sen ya ..Sana inanmayan aklımı seveyim..Kendimi bunun için bin kez seveyim..
Aferim bana..

Savaşa Hazır

Aslında her şey olması gerektiği gibiydi..Tek eksiklik yitip gidenler olmuştu..Bazen umutsuzluk bassada geri getirmeyi bilmek önemli olandı..Bazen Allah bize mucizeler sunuyor sonrada onları bizden alıp,ağlatıp öyle sınıyordu..Malesef hayat sadece sınavdı..Senin soruya verdiğin cevaplardan ibaretti hayat..Bunu çok küçükken anlamıştım bu devri alem böyle dönüyordu..Elimden gelen bir şey yoktu çoğu zaman ..Zaten kiminle tanışacağım bile önceden belliydi sadece bazı yerlerde bana seçme hakkı verildiğini anladığım da oyunu kurallarına göre oynamam gerektiğini anladım..Hala kuralları tam tutturamıyorum malesef ama bunu artık daha ciddi başarmaya başlamıştım..
Tamam dedim o zaman ..Kurallar ne isterse ona göre..Seçme hakkım geldiğinde hiç sinirlenmemeye karar verdim..Çünkü sonuç daha kötü oluyordu bunu keşfettim..Fakat insanlarda üstüme saldırdılar çala bildikleri kadar kalbimden sevinçlerimi çalmaya karar verdiler..Deli dolu hallerimi çalmak istediler..Ruhsuz ahlaksız dünyalarında..Benim neşemi..Sevgimi çalmak için her gün didindiler..Hatta utanmadılar hayallerimi çalıp..Söylediklerimi de yaralamaya kalktılar..Kurallar belliydi..Ateş et ve unut birinci kuraldı..Ateş ediyorlar ve unutuyordular..Ben ise tetiğe basmayı bırak silahı tutamazdım elimde hala tutamadığım o şey..Sonra susuşu kendime silah edindim..Siz hiç çok konuşurken aslında en çok susabilen olabilir misiniz..Çok konuşuyorsun ama aslında senin hakkında bir adım ilerleyemezler..İşte asıl mesele buydu..Sonra benimle alay ettiklerinde de güldüm onlara..Baktılar bu kız buna da gülüyor..Malzeme bulamadılar..
Şimdi öyle bir yol ki..Ne bir adım ileri adım atmak isterim ne bir adım geriye..Ne ölecek gibi yaşarım ne ölmeyecek gibi..Hayatın tam ortasında durdum..Ne ileri ne geri...
Savaşıyorum..Bir ninja gibi..Demiştim ya ninjalar samuraylıktan atılan adamlar diye..Benim işim bu efendim..Hayatla savaşmak..Gerektiğinde kendini öldürmekten geçer savaşcı olmak..Onur içindir her şey..Birde onursuz insanlar vardır çevremizde ne yazıktır onlara..Onurunu kaybetmiş adam kendini kaybetmiştir aslında..Sana dair bir şey kalmaz geriye ...
Ben bu kurallarla oynayamadım belki hayatta ama kendi kurallarımı koydum..Bir kural daha koydum kendime bazı insanlarla asla sözlü kavga etmemeye ant içtim..Çünkü onlar hep haklıdırlar kendi dünyalarında onları delip geçemezsiniz..O kafaları bir bok yemez ve sizi sinirden kudurtana kadar uğraşırlar..
Birde kendi kendine gelin güvey olanlar vardır her şeyi bir nedene bağlamak adetleridir..Ne sinir bozucudurlar durduk yere ..Çoğu zaman zaten insanları deli ederler..
Birde kıskançlar vardır sana iftira atarlar..Bunlar en beteri onlarla savaşmak en zoru ama yapacak bir şey yok...Durmak yok savaşacağız..
Kuralları unutmadan..Kendinde kopmadan..Sen hep sen olarak kalarak..Ben hep ben olarak..Savaşarak..

Kılıcımı bileyledim..Savaşa hazırım...

21 Aralık 2011 Çarşamba

Bunuda bilmerem sensiz ben gülmerem gönlümü vermerem keşke sevmen gönlümü vermeyerem

Bir aşk ateşi vardır ki efendim tutanı da yakar çevresini de yakar ama bir mum gibi sadece dibini aydınlatmaz ya işte öyle bir aşk türü de vardır ki o tür tek başına yaşanır efendim..Siz ona "platonik" aşk dersiniz..Halbuki en safi en katıksız aşktır..Masumdur..Sevdiğinin bırak parmağına dokunmak sesini duysan kafii gelir efendim..Ama diyorum ya mum gibi dibini aydınlatmadığı için hep yek hep tektir..Mum gibi erirsin ..Hatta sevdiğine ışık olursun da bir o sendeki şeyi göremez..Bu aşka tutulanlar pek nadirdir ki mutluluk yüzü görsünler..Onların yegane derdi önceleri sevdiği kişiyken birde bakarlar ki artık sevdiğini sevme özelliğinden çıkıp..Sevmeyi sevmek haline gelir..Bu insanın hali çok acıdır..Ne yazıktır ki burası tam dramlı bir sahnedir..Artık bu kişi acı çeker..Ne sevdiğine ulaşmak ister ne onsuz olmayı..Öyle bir arafa düşerki iki ucu boklu çubuk misali..(Bu güzelim yazının içine ettiğim için kendimin elinden öperim..)
Neyse sonuç...
Platonik aşk acı verir..
Haydi ağlayın.
Hatta ağlayalım...

18 Aralık 2011 Pazar

Bitti

Sadece birbirimize sarılsak olmaz mı dedi..Sarılalım sıkı sıkı sadece kalbinin sesini duymak istiyorum dedi..Kollarımı açtım.Boynuma sarıldı..Öylece durduk kaldık..Kokun dedi bir başka güzel..Hangi parfüm.."Parfüm kullanmıyorum" dedim kayıtsızca..Gülümsedi..Bir kat daha sevdim dedi..
Kollarımı çektim..Dur çekme kendini dedi..Korkuyorum..Korkuyordu..Yavaş yavaş ağladı omzumda..Saçlarımı mendil yaptı..Kollarımı çektim.."Gitmem lazım artık" dedim..Gitmesen dedi..Çıktım kapıdan..Sesini duyuyordum ama umursamadım..Yürüdüm gittim bahar mevsimini aratmayan bir sonbahar günüydü yaprakları eze eze geçtim..Bir elimde kağıt bir elimde resim..
Resme baktım gülüyorduk..
Peşimden koşarak geldi..Dur dedi..Allah aşkına dur!..Durdum Allah'ın aşkını sokmuştu araya..Pişmanım dedi gel eyleme.."Al bunu "dedim "Gel buraya"..Usulca yaklaştı kollarımla sarıldım sardım ..Kağıdı parçaladım..Bir kez öptüm yanağından.."Bu kadarı yetmedi sana" dedim..Kahroldu..
"Giderim demiştim gidiyorum "dedim..Gittim..
Biterim demiştim bittim -dedi..Bitti..

17 Aralık 2011 Cumartesi

Almazsan Öldürürüm!

Yemin ediyorum yok böyle bir reklam nasıl bir ruh hastası panda efendim bu ..Almazsan o delici bakışlarıyla adamı felç edip her türlü eziyeti yapacak kadar bir zalim panda..Tam bir parodi :) Hatta komedi hatta abartmıyorum trajedi..Dikkat ederseniz reklamda pizzacıda çalışan adam bariz türk hatta ben türk insanını her yerde tanırım o tip o kılık hiç değişmez yurdum erkeğinin standart halidir amerikaya gitse tuttuğum gibi "Türksün sen yalan yapma"derim isabetli atış yaparım..Türk'ün panda tarafından taciz edilişi var..Panda alman pandası..Hasta bu panda hele o alışveriş marketinde adam ve oğlunun dramı nedir yahu..Pandanın oradaki ayağına özellikle dikkat etmenizi tavsiye ederim..Sonunda zaten yusuf yusuf olan müşteri utanmasa tüm peynirleri alacak :)
                                         Just how no why :)

İntiharını anlattı

Kendi intiharını düşündü uzun uzun..Bana da anlattı hissettiklerini..Birlikte düşündük sonra intiharı..Anlam verdik her şeye..Vazgeçti sonra..Kendi intiharını anlattı sonra..Bende dinledim..Bir mektup yazsam dedi..Sonra başladı söylemeye..
"Ben bu hayatı taşıyamadım.Önce güçlüyüm sandım aldandım.Dertleri aşamadım ben oraya saplandım.Üzgünüm cennete gidemeyeceğim için.Artık görüşemeyeceğiz besbelliki...Beni unutmak yararınıza..Sizi sevdim." yazacakmış..
Anlattı uzun uzun bana sordu ipmi kullansam dedi hap mı..Ama dedi ip kullanmam ..Ben kendime zarar da veremem bileklerimi keserek..Hapı düşündü o zamanda ölmeme ihtimali vardı..Vazgeçti zor işti..
Sonra bana döndü neden bir şey demiyorsun dedi..Baktım sadece gülümsüyordum..
Devam etti sonra üzülme sakın ardımdan dedi..Bende seni seviyorum..Ama çok yoruldum gitmeliyim..
"Git kurtar kendini demeyeceğim..Gidersen en adi şerefsizsin!"dedim..Sustu.Dondu kaldı..Bu çok ağır geldi dedi..Çok yaktı canımı dedi..
"Sus "dedim"Gittiğin an silerim seni "dedim" yokmuşsun gibi"...Titredi..Tamam dedi..Gitmiyorum..Gidemem senden...
Ölümümü düşünürüm de beni unutmanı düşünemem dedi..
Sustum dinledim sadece..
Yanağımı öptü kalk dedi..Haydi ev temizleyelim..

16 Aralık 2011 Cuma

Ne güzel video aynı bendim

Aynı ben bu videodaki durup tabii abartı yanlarını atarsak aynı ben..Aslında bende böyleydim taki bu sene ruhum çekilene kadar.Halbuki o kadar enerji doluydum içimde hep ışık vardı.Ama söndürdüler beni de..Ben tekrar eski ben olmak istiyorum.Hiç bir şey beni şimdilik düzeltemese de bir gün biri yada bir şey beni tutup sarsacak ve ben eski ben olacağım biliyorum çok iyi biliyorum ve ben o günü bekliyorum ..Artık istemesem de umutsuzum..Umutlarım çalınmış yarı çıplak kalmış gibiyim..Zaman zaman bıksam da yaşamak bazen beni sıksa da sevinmeliyim..Bugün ehliyet aldım mesela..Buna sevinmeliyim mesela..Aferim bana demeliyim..Tamam mutlu olmalım..
Hatta şimdi anladım ki sakarlıkta da benzermişiz işte şimdi mutlu oldum bak..Hemen tatlı yemeli :)

Bir hayaldi aşk-5

Kız yakın bir arkadaşından notları aldı.Artık oğlandan umudu kesmişti.Pes etmişti artık 2 yıldır seviyordu ama canına tak etmişti artık evde yolda her yerde sadece onun hayali vardı.Kız bir hayali sevmişti.Zaten oğlandan bir beklenti içinde de değildi hiç bir zaman ama çok yorulmuştu artık bu deli sevdadan.Pes etti artık..Onu görünce yine de deli gibi çarpan yüreğine dur dedi kız.Artık onu düşünmemeliydi ama olmuyordu.Tek başına kalınca hep o vardı.2 sene içinde çocuğun adını bile öğrenememişti hep saçma sapan şeyler duyuyor bir doğru şeye ulaşamıyordu..Bazen korkuyordu acaba oğlan bir başkasına mı aşıktı...
Bu düşüncelerle kütüphaneye gitti.Onu unutmak için tüm notları deftere geçirdi.Kalbine de büyük harflerle onu yazarak..Silgisi tükendi.Tüm yazılar silindi o kaldı..
Başı efsunlu.Kendi bulanık aracı beklemeye başladı.Oğlanı gördü uzaktan.O an işte öldü kız bir daha.Olmadı yine unutamadı.Oğlan kızın önünde durdu.Sanki gözleriyle kızı hapis etti 2 dakika ikiside pes etmeden sanki ilk ben bırakmayacağım der gibi bakıştılar.İşte o an kızın yüreği hop etti.Ve dedi ki içinden "gözlerimi çekmeyeceğim"..Çekmedi birbirleri içinde buhar olup uçtular .Tam o anda oğlanın bir arkadaşı girdi aralarına aldı götürdü oğlanı kız başını araca yasladı ve izledi oğlanı en inceden en kalına.Boydan posuna.Sakalından saçına.Pantolunundan ceketine ne varsa baktı kız.Niyeti kötü değil tek derdi sevdiğinin sevdiği şeyleri çözmek.Onu tanımak.

Oğlan iç çekti derinden..Kızla göz göze bile gelemiyordu artık.Kızın başka sevdiğimi vardı yüzü hep yerde geziyordu artık.Onu bir an bile bakmaz olmuştu.Aklını derslerine veremiyordu.Hele o dostu yokmuydu en çok o aklını karıştırıyordu oğlanın."Oğlum güzel kız manitası elbet vardır" diyordu..Kötü niyeti yoktu oğlanın tek derdi sevdiğiydi..Işığıydı,güneşiydi...Enginleri,okyanusu,fırtınayıda,baharıda onda görmüştü oğlan.Hemde hiç tanımadan sesini uzaktan duyup,kokusunu yel ile alsada..Aşağı indi kızı gördü ayağıyla taşa vurup yuvarlaklar çiziyordu başı eğikti.Çantasını bıraktı araca kız hala aynı şeyi yapıyordu indi aşağıya.Bir an ayakları durdu önünde kız da başını kaldırdı.Durdu bir anda kalbi sanki birbirlerine bağlanmış gibi kaldılar kızla.O zaman oğlan anladı ki sevdası tek değildi.O zaman anladı ki kızda gözlerini çekmek istemiyor ondan.Ne kadar durmuştular öyle bir arkadaşı onu çekene kadar çekmedi gözlerini kızda çekmedi.İnatçıydı bakışları,sertti,yumuşaktı.Kızı gördü.Kafasını araca dayamış ona bakarken.
Ve kız indi gitti durağında.
Ve oğlan iç çekti o giderken.

14 Aralık 2011 Çarşamba

Ağzına sağlık yılmaz güney

Canım, sevdiğim, yüreğim
Bu duvarlar bizi ayırmaya yetmez bilesin
Bu kapılar, bu demir parmaklıklar hava inan
Bazen bir yumrukta yıkacak kadar güçlü
Bazen bir serçe kadar güçsüzsem bir nedeni vardır
hangi zorluğu yenmemiş insanoğlu
Hele taşıyorsa içinde bu insanca sevgiyi

Yılmaz Güney

11 Aralık 2011 Pazar

Biscolata reklamı değil yakışıklılar cenneti

Bu reklamda ultra yakışıklı erkekler var..Tahmin etmeniz lazım..Neyse devam edeyim tabi ki hoşuma gidiyor bu reklamlar nedeni de hep kadınları soyup reklamlara koyup erkeklerin salyalarını akıtan bu reklamlar kaynadığı halde.Bir ilktir ki kadınların ağzının sularını akıtmak için erkekler harcanmış..Efendim hep kadınlar mı böyle olacak derken bir baktık ki erkeklerinde başına gelmeye başladı...Bir arkadaşımla ilk defa reklamı gördüğümüzde hayretle kalakaldık.Hatta bir ara sanırım bizim rtük çok kıskandığından mı bilmem bu video'yu yasakladı.Tabii rtük başkanı erkek olunca karılı kızlı reklamlar yasak olmaz ama kendi karısı böyle videolar görmemeli değil mi ama..Sonra bir kaç ay aradan sonra tekrar ekranlarımıza geri geldi..Bizde sokaklarda onun şarkısını söyledik ağzımıza takıldığı için..Sonra bir kaç gün önce gördüm ki 3 yeni video daha çekmişler..Tabii facebook ve twitter gibi ortamlardan erkeklerin kıskançlık dolu mesajlarını görmemek ve gülmemek elde değil..Aslında taa aylar önce yazacağım bir yazıydı ama unuttum ve tek reklamdı konu oluşturmuyordu ama reklam sayısı artık 5 e çıktı bende bu konuda bir sosyolojik bir yazı yazmalıydım artık..Şimdi bu yazıyı yazan beni sapık sanmayın efendim..Yada umrum deil yani değilim ve inandırmak zorunda değilim...Hadi hadi izleyin koçerolar ve görün kızlar böyle erkeklerden hoşlanıyor acı ve gerçekler..
Şimdi girdim youtube dan buraya eklemek için bakarken kızların yorumlarından bir ikisini eklemek zorundayım..

  • Tüm Türk erkekleri senin bir gülüşüne kurban olsun.
  • ayyyyyyyhh. bu erkekse bizimkileri ne yada bizimkisi erkekse bu ne?
    hahah :P
see all

All Comments (45)

Add a channel now to post a comment!
  • bence türk kadınları ispanyol ya da italyan erkeklerle evlenebilir, genetik anlamda karışalım birszcık en azından bizden sonraki neslin gözü gönlü açılır :p :D :D
  • ahahaha :))) kizlaaar, hücuuuuuuuuuum ! :D
  • bizimkiler kaslı olmadan kendini böle sanıolar D::DD::D
  • carlos martin :))
  • Sexy :D
  • @11fragrance ordamısın konuşalım 2 dakika seninle
  • ay bu reklam tam bayanlara hitap edio sonunda! Aaaa hep erkeklere güzel kadınlar gösteriolar yani bak bizimde ilgi alanlarımız var :))) Yani biskolataya sonsuz teşekkürler :))
  • vay vay vay, gözüm gönlüm şenlendi