i love modaturkiye

29 Aralık 2012 Cumartesi

αθωότητα

Eline kağıtları teker teker aldı..Bir yandan ağlıyordu bir yandan şu ana kadar yaşadıklarını düşünüyordu..Tüm olanlar öyle komik geliyordu ki bu yüzden canı daha çok yanıyordu.Halbuki sevmeyi onunla öğrenmişti.
Şimdi o bir uçağa binip başka bir ülkeye gidiyordu.Ne yapmalıydı bu olanlardan sonra..Yazıları tekrar  tekrar okudu.Mutfağa doğru gitti..Gözleri bıçağa takıldı.Elini uzattı sonra.Bir çay kaşığı aldı.Suyu ne ara kaynatmıştı bilmiyordu.Kahve az ,süt çok ,şekersiz..Boğazından soğumasını beklemeden geçti kahve.Sıcak içmezdi..
Sıcak..
Yüreği hiç bu kadar sıcak olmuş muydu?..
Onun  için özel olduğunu sandığı şeyler aslında özel değilmiş yeni görüyordu.Buna rağmen onu çok seviyordu.Ağlıyor ,gözyaşları kağıtlara saçılıyordu.Kendini tokatlamaya başladı.
"Aptal,aptal kız,aptalsın.." diye bağırarak,ağlayarak yere düştü. Burnuda gözleri gibi akıyordu..Doğruldu.Ayna başına gitti gözleri ağlamaktan şişmiş burnu şişmiş dudakları ısırmaktan kanamamış bir halde kendine baktı..
Uzun saçlarını o severdi.Kestirmek istedi kıyamadı.Ona ait her şeyi topladı ama sonra geri koydu..
Ağladı tüm gece..
Onun buzdan kalbini ısıtamamıştı.Halbuki hisleri aynı sanıyordu.Ne kadar yanılmıştı.O başka kadınların adamıydı.Başka hayatların insanı..
Yüreği deli gibi atıyordu..
Evden çıkmaya dermanı yoktu.Başı deli gibi ağrıyordu..Sigara içmek istedi,içki içmek ama o bunları içmezdi.Ona mektuplar yazmaya başladı..
Birinci gün;


"Hain!
Sen busun işte..Bugüne kadar bunu bilmiyordum.Sen benim dünyamdın.En iyi arkadaşım.İlk aşka yaklaştığım.Deli yüreğim..Hoyrat gençliğim.Her şey sende heba oldu.Değmezmiş..
Yine de çok seviyorum seni.Söylesen yalanlarına dahi inanırım..Öyle çok inanırım ki kendime kızarım..Sana sarılmak,kokunu çekmek,gözlerini görmek isterdim..Ama gördüğüm buzdan bir kalp..Kırıntılara tamah etmemi bekliyorsun.Artık o ihtişamlı hayatına ihtişamlı insanları koyarsın.Hainsin çünkü sen giderken benim güneşim batıyor.."

Mektubu hiç yollamadı.Ve diğerlerini.Her gün yazdığı onca yazıyı..Sabah kalktı.Bir ölü cansız gibi. Vücudu pelte gibi.Göğüs kafesinin arasındaki bu boşluk hava geçiriyordu ve iniltiler geliyordu.
Kimseyi görmek istemedi.
Resimleri yırttı ama anıları atamadığını fark etti..Özellikle beynindekileri..Defteri eline aldı.Karaladı..Onu çizdi bir halta benzemedi..Sesini yazdı..Unuttu sesini..
Bir mektup daha yazdı..

"Sana hep seni ne çok sevdiğimi söyleyip dururdum..Bu yüzden gittin..Sevgim ikimize fazla gelmişti ne komik.Nasıl soğuk mu oralar?Hava raporlarına bakıyorum ve üşürsün diye korkuyorum.O uçak keşke düşseydi ölmeni daha çok isterdim ama ölmedin değil mi?Yaşıyorsun ölseydin en azından kalbimde seni seven bir kalp kalırdı.Ama işin kötüsü senin öldürdüğün kalple bile seni özlüyor olmam..
Nasıl güzel mi,benden çok seviyor mu seni,daha çok üstüne titriyor mu?..Keşke benden çok sevse seni ama sevemez..Sevemez çünkü sana rağmen seni seviyorum..Korkma bir daha senin gözünün gördüğü,kulaklarının duyduğu yerde olmayacağım..
Biliyorsun sözümü tutarım..Varlığımı nefret ile anmanı isterim böylece sen üzülme..Ben üzülmeliyim..Çünkü seven benim.."

Mektuplar bazen günde 4 taneyi buluyordu..Kısa kısa ama yüreğini rahatlatıyordu..Her gün yazdı..Masumca..

..(Devamı gelecek)

7 yorum:

  1. Yazılıp, yazılıp verilemeyen mektuplar, isyankar cümleler, gözyaşlarıyla ıslanmış sayfalar... Her ümitsiz aşkın, her kalp kırıklığının ve her yıkılan hayalin enkaz kalıntılarıdır...

    Devamını en kısa sürede bekliyorum...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Büyük depremler yaşamış bir ruh..

      Sil
    2. Başka depremler vurmasın ışıl ışıl parlayan o güzel ruhu...

      Sil
  2. neşeli ve bol baklavalı bir yeni yıl gecesi ve yeniii yıııl.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yeni yıla çalışarak girdim.
      Yılın ilk günü sabahçı kız sinir etti .
      Umarım devamı normal olur..
      Sana da mutlu bir 2013 dilerim :)

      Sil
  3. Nasıl kendimi buldum her cümlede... ve sanki sen saklanmışsın sözcüklerin arkasında...

    YanıtlaSil