i love modaturkiye

30 Aralık 2012 Pazar

αθωότητα 2

Günler hızla geçmiyordu ne yazık ki.Zaman her şeyin ilacı değildi.Bunu öğrendi..Bir gün sokakta yürürken o sandı.Evet oydu.Bir yanı delice ona sarılmak istiyordu ama bir yanı izin vermiyordu.Kalbi ağzına geldi sanki güm etti.Dönen kafa başka bir adama aitti.Sokaklar ne berbattı o günlerde.Onunla başka güzeldi bu şehir ama artık asla dönmeyecekti ona..Sevgisiz sözlerini nasıl vurmuştu yüzüne yüzüne.Kızın yüreğini hiç düşünmemişti.Sanmıştı ki kızın o sonsuz aşkı affederdi her şeyi.
Otobüse bindi.Bir adam onu süzüyordu.Ama erkekler bugünlerde hep ona benziyordu.Dünyadaki gerçekliği yitip gitti.Atkısına burnunu soktu.Ellerini avuşturdu.Onun elleri olsaydı eldivene ihtiyacı olmazdı. /Senin ellerin benim eldivenlerim../ demişti kız.Uzak zamanlarda.Araç sıcak ve pis kokuluydu.
Yüzü gülse ne fayda yüreği gülmüyordu.O giderken her şeyini götürmüştü..
Defteri açtı.Sırdaşıydı.Sonra vazgeçti bir beyaz kağıt daha çıkarttı.Bir mektup daha..
"Seni çok özlüyorum.Her gece ağlıyorum.Ama bunları asla bilmeyeceksin.Senin için bir çocuk oyuncağıydı kalbim.Sen benimdin sanmıştım.Hayallerimdeki adam.Doğmamış çocuklarımın babası olacaktın.Annem senden nefret ediyor çünkü senin yüzünden inançlarım yok olmuş.O kızı yok olmuş..Sen her şeyi sildim sanıyorsun halbuki ben senin kokunu alıyorum.Ellerinsin..
Seni terk ettim çünkü bana tahammül etmene dayanamadım.Benim gibi değildi.Seni üzmek istemiyordum.Bu yüzden ben gittim.Hep çok sevenler üzülmez mi?Onun elleri benim gibi mi?Benim gibi sarılabilir mi sana?Düşüncesi bile ne berbat Allah'ım tek istediğim sevgiydi.Aslında en başında fark etmiştim eksikliğini.Ellerin adamıydın sen.Ne kadar ateş olsamda buzdun.Ben yazların kızı sen kışların erkeğiydin.Benden nefret etmen için her şeyi yapıyorum çünkü eğer beni iyi anımsarsan üzülürsün sırf üzülme diye gözünden düşmeye razıyım.Hoş ben senin ne gözündeydim ne yüreğinde.Halbuki günlerde bir mektup bir mesaj bekledim.Biraz sevdayı paylaştıysak gel istedim ama olmadı.Ağlama deme elimde değil.Bu lanet olasıca gözler doluyor.Ve burnuma engel olamıyorum.Senin sevemediğin beni başka eller mi sevecek?.."
Hıçkırıklar ardı ardına bir sinir krizi gibi yayılıyordu.Omuzları iyice yere döndü..
Ona yazmak istiyordu.
/Seni seviyorum çok özledim gel./ yazmadı.
/Senden nefret ediyorum./ yazmadı..
..

Bir kafanın içi ancak bu kadar bunalıp bu kadar karar bilirdi anladı..
Korkuları gün gün büyüyordu..

29 Aralık 2012 Cumartesi

αθωότητα

Eline kağıtları teker teker aldı..Bir yandan ağlıyordu bir yandan şu ana kadar yaşadıklarını düşünüyordu..Tüm olanlar öyle komik geliyordu ki bu yüzden canı daha çok yanıyordu.Halbuki sevmeyi onunla öğrenmişti.
Şimdi o bir uçağa binip başka bir ülkeye gidiyordu.Ne yapmalıydı bu olanlardan sonra..Yazıları tekrar  tekrar okudu.Mutfağa doğru gitti..Gözleri bıçağa takıldı.Elini uzattı sonra.Bir çay kaşığı aldı.Suyu ne ara kaynatmıştı bilmiyordu.Kahve az ,süt çok ,şekersiz..Boğazından soğumasını beklemeden geçti kahve.Sıcak içmezdi..
Sıcak..
Yüreği hiç bu kadar sıcak olmuş muydu?..
Onun  için özel olduğunu sandığı şeyler aslında özel değilmiş yeni görüyordu.Buna rağmen onu çok seviyordu.Ağlıyor ,gözyaşları kağıtlara saçılıyordu.Kendini tokatlamaya başladı.
"Aptal,aptal kız,aptalsın.." diye bağırarak,ağlayarak yere düştü. Burnuda gözleri gibi akıyordu..Doğruldu.Ayna başına gitti gözleri ağlamaktan şişmiş burnu şişmiş dudakları ısırmaktan kanamamış bir halde kendine baktı..
Uzun saçlarını o severdi.Kestirmek istedi kıyamadı.Ona ait her şeyi topladı ama sonra geri koydu..
Ağladı tüm gece..
Onun buzdan kalbini ısıtamamıştı.Halbuki hisleri aynı sanıyordu.Ne kadar yanılmıştı.O başka kadınların adamıydı.Başka hayatların insanı..
Yüreği deli gibi atıyordu..
Evden çıkmaya dermanı yoktu.Başı deli gibi ağrıyordu..Sigara içmek istedi,içki içmek ama o bunları içmezdi.Ona mektuplar yazmaya başladı..
Birinci gün;


"Hain!
Sen busun işte..Bugüne kadar bunu bilmiyordum.Sen benim dünyamdın.En iyi arkadaşım.İlk aşka yaklaştığım.Deli yüreğim..Hoyrat gençliğim.Her şey sende heba oldu.Değmezmiş..
Yine de çok seviyorum seni.Söylesen yalanlarına dahi inanırım..Öyle çok inanırım ki kendime kızarım..Sana sarılmak,kokunu çekmek,gözlerini görmek isterdim..Ama gördüğüm buzdan bir kalp..Kırıntılara tamah etmemi bekliyorsun.Artık o ihtişamlı hayatına ihtişamlı insanları koyarsın.Hainsin çünkü sen giderken benim güneşim batıyor.."

Mektubu hiç yollamadı.Ve diğerlerini.Her gün yazdığı onca yazıyı..Sabah kalktı.Bir ölü cansız gibi. Vücudu pelte gibi.Göğüs kafesinin arasındaki bu boşluk hava geçiriyordu ve iniltiler geliyordu.
Kimseyi görmek istemedi.
Resimleri yırttı ama anıları atamadığını fark etti..Özellikle beynindekileri..Defteri eline aldı.Karaladı..Onu çizdi bir halta benzemedi..Sesini yazdı..Unuttu sesini..
Bir mektup daha yazdı..

"Sana hep seni ne çok sevdiğimi söyleyip dururdum..Bu yüzden gittin..Sevgim ikimize fazla gelmişti ne komik.Nasıl soğuk mu oralar?Hava raporlarına bakıyorum ve üşürsün diye korkuyorum.O uçak keşke düşseydi ölmeni daha çok isterdim ama ölmedin değil mi?Yaşıyorsun ölseydin en azından kalbimde seni seven bir kalp kalırdı.Ama işin kötüsü senin öldürdüğün kalple bile seni özlüyor olmam..
Nasıl güzel mi,benden çok seviyor mu seni,daha çok üstüne titriyor mu?..Keşke benden çok sevse seni ama sevemez..Sevemez çünkü sana rağmen seni seviyorum..Korkma bir daha senin gözünün gördüğü,kulaklarının duyduğu yerde olmayacağım..
Biliyorsun sözümü tutarım..Varlığımı nefret ile anmanı isterim böylece sen üzülme..Ben üzülmeliyim..Çünkü seven benim.."

Mektuplar bazen günde 4 taneyi buluyordu..Kısa kısa ama yüreğini rahatlatıyordu..Her gün yazdı..Masumca..

..(Devamı gelecek)

makyajlık ve çalışma masamın evrimi

Önceleri ter temiz bir masa var karşımızda her şey derli toplu..

 Anahtarlık,kitap,kulaklık,kağıt gözlük kapları falan geliyor yanda demin altta olan kutu detaylarının üstte olduğu görülüyor..

Bu kitaplığın eski hali şimdilerde altta göreceğiniz gibi..


Kitaplar belli bir düzen içinde 3.kat kimya kitaplarıma ayrılmış orta kat İngilizce ve 1.kat makyaj malzemeleri..

Evet dünya bize pek çok şeyi anımsatıyor..

Yalnız insanların yalnız oyunları..

Son olarak masam tarumar..Ben zaten düzgün ders çalışamam bir yandan pre-intermediate kitabın bir yandan içinde beni bile tutabilecek bir leoparlı kalem kutu..Ve ekranda Speak out digital..

Adım adım bir masanın nasıl kirlendiğini görmüş bulunmaktayız..
Uzun süredir koymak istiyordum ama evrimsel olarak daha iyi sanıyorum..


Yalnız Kuş


Bende bir aşk var
Onu hep yanlış kalplere bıraktım
Bende bi aşk var
Onu soğuk yataklarda harcadım
Tutup dileğimi neden köksüz ağaçlara adadım
Bende bir aşk var
Onu hep kırık yelkenlere bağladım
Senin gökyüzünde benim yerim yoktu
Kuru dallarında kanatlarım kırılıp koptu
Senin toprağında benim evim yoktu
Kader aynı sondu yazdığı son hikaye buydu
Yanlış yerde geziyor bu kuş
Bu yüzden yalnız uçuyor bu kuş
Beklediğim biri var o sen değilsin yazıkki
Anladığım bi yudum sevgin var
Neden hep kötü rüyalarla uyandım
Bende bi kalp var
Onu en ucuz romanlarda harcadım
Bende bi aşk var
Onu hep yanlış kalplere bıraktım
Senin gökyüzünde benim yerim yoktu
Kuru dallarında kanatlarım kırılıp koptu
Senin toprağında benim evim yoktu
Kader aynı sondu yazdığı son hikaye buydu
Yanlış yerde geziyor bu kuş
Bu yüzden yalnız uçuyor bu kuş
Hep yanlış yerde geziyor bu kuş
Bu yüzden yalnız uçuyor bu kuş



28 Aralık 2012 Cuma

Yıllar Sonra

yıllar sonra lisedeki en iyi arkadaşım Cell ile karşılaştık.Bugün..
Ben onu nasıl özledim bir bilseniz.Ben böyleyim işte çok özlesem bile aramam..Çok inat bir insanım halbuki rüyalarıma bile giriyordu..Nasıl severim onu..Ruh arkadaşım diyebilirim..
Bugün ilk kez metroya geç varmadım.Araya gideyim dedim.İyiki gitmişim 3 sene sonra onu gördüm.Hiç değişmemiş benim boyum uzamış.O lisedeyken sınıfın uzun kızlarındandı.Şimdi ben onu biraz geçmişim..
Cell ile birbirimizi çölde bulmuşuz gibi.Bir vaha gibi sarıldık.
O 5,6 durak bir ömür gibiydi..
Hasret çekiyordu raylar..
Konuştukça konuşasımız geliyordu.
Bazen özlersiniz ve sırf o dinlesin diye binlerce kelimeniz saklı durabilir.
Üniversitelerimiz bir kaç durak yan yana olduğunu öğrenince çok sevindi.Ve birlikte buz pateni yapmaya karar verdik..
Off lan çok mutluyum..

25 Aralık 2012 Salı

erime

Ben kilo verip göbeği düzleyip basenlerde küçülmeye başlayınca babam paniğe geçti ve anneme devamlı ;"Yavrum eriyor söyle artık yapmasın ya anorexia olacak." demeye başlamış annem odama girdiğinde ben pilates yapıyordum anneme üç hareket öğrettim ve artık bir pilatesci daha doğdu böylece babamı elagale ettim..
Canım babam ya..

Soğuk Esprilerin Kızı

Kuzeyin Oğlu gibi afilli isimlerimiz yok bizim..Soğuk esprilerin kızıyım ben..Hiçbir zaman esprilerim ortada dolanmamıştır ama ettiğim pek çok söz insanlar tarafından gaspa uğranılıp kullanılır.
Neyse ben dün biraz iğrençleştim tabii..

-Oha Rain adam bildiğin Hulki gibiydi kızım..
+Hulki kim ya anlamadım..
-Kızım yok mu Hulk onun Türk versiyonu Hulki. ^^
+Ya Gülnihâl nerden buldun bunu şimdi
-Ne bileyim ya bir anda geldi işte aklıma ^_^

İşte ben böyle bir insanım ya..Bu sırada ölüyoruz gülmekten..




Güneşim Ol


Seni bekledim
Bir çiçek başında
Omzumu yasladım biraz dikenli dallara
Bir sabah uyandığımda
Gözlerin aklımda 
Sevmenin güzel yanı var ya
Seni sevmek bir anda
Bir güneş çiçeği gibi
Döndüm yüzümü sana 
Geceler olmasın diye baktım durdum
Sana
Bir güneş çiçeği gibi döndüm yüzümü sana
Geceler olmasın diye baktım durdum
Sana
Bir gün kış olur mu
Yağmur sel olur mu bilmem ama yaz gelir dersen
Bir gün yaprağımda bir yaş olur mu bilmem
Döndüm sana
Bir güneş çiçeği gibiyim döndüm yüzümü
Sana 
Geceler olmasın diye dualar ettim Allah’a

Yaprağımda çiğ tanem olursa sabaha
Sen ısıt ve sar diye saklarım dalımda
Güneşim ol
Işığım ol
Hep döndüğüm yüzüm ol

(31 mayıs 2012)

Adın Sevdaydı


Önceleri sen bir kuş kadar özgürdün
Kanadını kırdık
Adın Sevdaydı
Biz sözcüklere bakmadık
Çıktı ağzımızdan en acı sözler
Ardımıza baktık ve kalanlar 
Kırıklar ve gözyaşları
Bilirdik sözler ağırdı
Dönüş yok gibiydi 
Biz seni kendi ellerimizle yaraladık
Adın Sevdaydı
Önce sardık seni
Sonra tek sardım
Üşüdün
Yetmiyordu ısım yetmedi nefesim
Biz en ağır sözleri sana söyledik
Ağlıyordun bir kafeste
Kırmızı ve bordo
Senin rengin
Biz ağlıyorduk bir gece vakti
Sen önce büktün boynunu
Adın Sevdaydı
Bir intihar geldi sana 
Sonra kaybettin inancını hayata
Seni en çok biz kırdık
Tutalım derken Sevdayı
Birde bakmışız en çok biz bıraktık onu
Bir öksüz gibi gönül avlusunda
Ağlıyordu bir başına 
Senin adın neydi?
Biliyorum Sevdaydı
Gözlerin yaşlı boynun büyük 
Öyle kaldı..

Sen Gelince Aklıma

Sen gelince aklıma
Ağlıyorum yol ortasında utanmadan
Bu şarkılar ne zalimdir
Halbuki unuttum gülüşünü
Ve o tatlı gözleri
Bir ses bir koku
Sen gelince aklıma
Dağılıyor ruhum
Yüreğimde depremler 
Sen gelince aklıma 
Ben her şeyi yerli yerine koymuşken
Öyle zalim geliyorsun ki
Sevesim geliyor görsem
Ama ağlıyorum hıçkırarak
Sana benzeyen insanlar var
Sen gibi bakan
Bir çift göz görüyorum
Sen
Aslında hatırlamazdım seni
Bu şarkıları duymasam
Unuturdum geçmişi
Bu şehirde durmasam
Sen gelince aklıma 
Bir firar bir kaçış bir saçış
Utancım olur hisler
Kızarım her şeye
Sen gelince aklıma
Hatırlarım
Benim gül 
Senin bülbül olduğunu
Ve bilirim ki yollarımız ayrıdır 
Bundan gayrı..


24 Aralık 2012 Pazartesi

Zımbacı gençlik

Bu sene zımba akımı var..
Bu akıma bende katılmak istedim çünkü yıllardır sevdiğim bir tarz varsa vintage modeldir ve bence vintage zımbalı daha güzeldir.Moda olmadı kendimizi yalnız hissetmemizi azalttı dün Shin'in bana aldığı bugün kendime aldığım zımbalı..Ki aynı yerden aynı bayandan aldım..
Çok şahaneler çünkü benim zımbalılarım fazla zarif ve küçük ve deri..
Benim gibi klasik bir tarzınız varsa iki kez sarılan çıt çıtlı değil kemerli olan ince ve deri(gerçek) zımbalılar tercih ederseniz hep maskülen ve ağır bir rock havasından korunursunuz..
Bu arada burasa bir fashion designer gibi oldum.
Bunun türkçesi neydi ya hazırlık dilimi bozuyor..

Hediyeler gelsin gitsin

Bugün sınıfta yeni yıl hediyeleri verilecekti.
Hafta onu arkadaşıma hediyeyi almış ve bugünü sabırsızlıkla bekliyordum ...
Sınıfın çoğunluğu kimden hediye gelecek bilmiyordu..
Bende kime alacağımı söylemedim ve alacağım kişiyi bilmiyordum..
Speaking hocamızın bana alacağından şüpheleniyordum çünkü çekiliş ilk çıktığında sevinip;"En sevdiğim kişiye alacağım."demişti.Bir an göz göze geldik ama konduramadım.
Geçen hafta sınıfa açıklamış ziraa ben okulda yoktum.
Planlar kurulmuş.
Ş.O.K.Ç bana kumpas kurup muhabbet edermiş gibi sorular sormuştu ben zavallım ne kadar art niyetsizin hiç kuşkulanmadım.
Zaten bugün ,"Ya sen ne safsın anlamadın mı gerçekten .." diyince ben kalakaldım gerçekten anlamamıştım.Neyse bugün okula ben yemek götürmedim 4 pasta 2 tepsi sigara böreği ,sarmalar,mufinler ve niceleri ortada dolanıyordu.Erkekler gıda ürünlerinin parayla alınabilen kısmını kızlar ev yapımlarını getirmiş.Neyse heyecanla hediye vermeyi bekliyorum..
Kız gelmedi.Delircem..Sınıfın geneli uyduruk kıytırık bir şey almamış duruyordu.
Neyse bir baktım harbi bana hoca çıkmış hoca bana ev tarzı ugg benzeri bir şey almış..Nasıl tatlı bunların kırmızı rengini polo'da beğenmiştik..
Neyse kız geldi bana herkes hediyelerini açtıktan sonra ben verdim bu böyle koca paket şok içinde bir açtı kızların dibi yerlerde kız mutluluktan ağlayacak o derece boynuma koştu..
"Hiçbir okulumda böyle güzel bir hediye almadım ya.." diye..Mutlu oldum..
Tabii sınıfın alımına bakarsak genel anlamda Mavi,Rodi,Galatasaray Store (bundan çok vardı),LCW,Polaris(baban gelen),LTB(Benim aldığım)...
Sınıfta sadece Rain'in hediye almaması ve verilmemesi üzücü ziraa o çekilişe katılmadı.Ama o üzüleceğine ben üzüldüm..
Evde hiç terlik giyemeyen ben için bu hoca ayakkabılar mükemmel bir fikir..

Ayrıca Shin'e içime sinen bir hediye aldığım içim memnunum..
Maaş işe yarıyormuş hele hele..

22 Aralık 2012 Cumartesi

Mim diye içine çek beni

Bir tanem Miss Eliane'm beni bir hafta önce sanıyorum mimledi ama çalışma tempom yüzünden daha ancak cevap verebileceğim.
Aslında bu mim diğerlerinden farklı ve bence biraz daha zorlayıcı..
Haydi başlayalım..

-Mantığın mı yoksa duyguların mı ön plandadır?
 Ben hep mantıklı bir insan olduğumu düşünsem bile ki genelde öyleyimdirim ama bazen öyle anlar olur ki duygularım "Hop Gülnihâl sen dur orada."der ve beni esir alır.Ama öyle bir anım vardır ki kalbime ve duygularıma rağmen beynimle hareket ederim.Eğer mantığım ortadaysa vicdansızdır,zalimdir,realist ve kararlıdır.Ama duygularımla hareket edersem zaten hatalar yapmaya uygun olurum..

-İnsanlar neden mutlu değiller? Niye gözlerinin önündeki mutlulukları görmüyor ve şükretmesini bilmiyorlar?
Bunun iki nedeni var birincisi doyumsuz olmaktan..Öyle bir seviyedeki artık her şeye sahip olmasına rağmen daha fazlasını arar hale geliyor çünkü temelde kalbi hiç doymamış onun kalbini aç bırakmışlar.sevgisiz kalmak zor..Oda madden tamamlamaya çalışıyor..Birde bedenimiz ve kalbimiz aynı frekansta olmuyor maalesef bizim için doğru olduğunu biliyoruz ama yüreğimiz bunu kaldırmıyor ve biz acı çekiyoruz ve mutlu olamıyoruz.
Doyumsuzluk önlerindekileri görmemeyi sağlıyor yada bir şeyin yokluğu tüm güzellikleri siliyor..

-Çok para harcayıp keşke almasaydım ya da harcamasaydım dediğin bir şey var mı?
Genelde çok para veriyorsam zaten kesinlikle deli gibi kullanırım ama bir kaç eşyam var.Bir ara çok moda olan bir çanta gözden düşmüşken ve biraz ucuza kakalamıştım.Ama alıp eve geldim ve aslında ben o çantayı hiç sevmediğimi fark ettim.
Bir sene hiç el değmeden durduktan sonra bana gelen yakın bir arkadaşımda farklı rengi olduğunu görünce benimkini de ona verdim.
Aldığıma üzüldüm ama arkadaşıma güzel bir hediye oldu o yüzden mutlu oldum..

-Haklı olduğun bir konuda kendini savunur musun yoksa susmak adalet mi dersin?
Yerine bağlı.Eğer karşımdaki insanlar saygısızca hiç konuşmam ama insanlıktan eğer nimet aldırlarsa içlerinde Allah korkusu varsa savunurum.Gereksiz insanlara dert anlatıp kendini savunmak genelde işe yaramaz sadece anlayana yapmalı.
İşe girdiğimden beri fazla konuşmamak ve susmak eylemlerinin daha doğru olduğunu öğrendim..

-Tok gözlü müsün yoksa her şeyim olsun diyenlerden misin?
Tam ortasıyım..
Ne muhtaç olacak kadar az şeyim olsun ve taşacak kadar.Ama bana yetsin kimseye muhtaç kalmamayayım biraz fazla olsun.Ama yoldan saptıracak kadar çok olmasına gerek duymuyorum.İyi koşullarda yaşamak istediğimden en iyisi için çalışıyorum.
Bir banker kastelli değil bir ninja olmak hedefimiz belli mi olur belki Samuray oluruz..Benim için bir küçük iğne başı,bir mektup bile kıymetlidir yeter ki yüreğini koysun verenler..

İsteyen herkes bu mimi kullanabilir.!


İpek Kalplim

Bugün benim çok sevdiğim bir blog yazarı olan İpek'imin doğum günü..
Her zamanki standart doğum günü mesajları atmak istemedim.Sabah atacaktım bir mesaj ama o benim için bir mesaj atmakla yetmeyecek kadar kıymetli.
Onun yeni yaşı.Onun yeni mutlulukları.Yeni hayaller,aşklarının,üzüntüleri olacak.
Her gün işte bu dediği eşyalar,adamlar,insanlar tanıyacak.
Bense farklı bir şekilde onu yazmak istedim.

İpek;
Benim sadece blog arkadaşım değil.O benim memleketlim benim yarı şehrim dediğim yerin havasından güzel bir insan.Belki ilk onu daha çok sevmemi sağlayan daha ilgiyle okumamı sağlayan faktördü.
İyiki okumuşum.İyiki tanımışım...
Bazı insanlar okuduklarımızdan başkadır ama İpek içi dışı bir.Hisli..
Hisli çünkü sevmeyi biliyor.Sevmeyi öyle iyi biliyor ki biz sevgiyi birbirimizin hecelerinde yakalarız.
Kalp kırıklıklarımızı ve hüsranlı,gözyaşı dolu günlerimizde bir şiirimiz bir sözümüz birbirimize dokunur.Çünkü biz uzak yerlerden değil yakın yerdeniz.Kalbimiz nasıl dokunuyor birbirimize.O benim İpek yüreklim oluyor.Ben onun Ninjası..
Ben eksik yazarsam kah o tamamlar.
Ağzımızdan çıkmayanlar yazılardadır.

Evet İpek kız bir yaş daha büyüdün..
Büyük kız olmak için mücadele.sınav stresi,sevda yorgunlukları ve umutları ile dolu günler seni bekliyor.Gün gelecek;"Ben neden başaramıyorum?,Benim için özel biri yok mu?,Arkadaşlarım niye böyle?,Her işim ters gidiyor!"diyeceksin.
Ama her şeye rağmen büyüyüp bakacaksın ve diyeceksin "İyiki yaşamışım yoksa büyüyemezdim."...
Büyümek ağır bir yük İpeğim vazgeçeceksin hayatımızın pamuktan bir iplik olduğunu anlayacaksın ama sen pes etme.Daha çok tutun hayata.Daha çok sarıl geleceğe.Bırak kaderinde olan seni bulsun.O güzel gülüşünü eksik etme unutma "O güzel gülüşe kimin aşık olacağını bilemezsin."..

Benim dileğim;
En iyi yerlerde ol.Boğaziçi Üniversitesini kazan ve ben kasım kasım kasılıp "Boğaziçinde arkadaşım okuyor." diyeyim ama olmazsa Ege'ye gel bana yoldaş ol kapımız sana açık...
Çok sevme İpek kız..Kimseyi hak etmediğinden çok sevme.İlk terk edilen,ilk istenmeyen sen olursun bir gün yüzüne tokat atsalar daha az acıyacayı derin söz olan "Senin beni sevdiğin kadar sevmiyorum seni."derler..Bu yüzden hiçbir kimseyi bir an gelene kadar sevmemeyi öğren.Öğren ki ağlama..
Ama biliyorum ki yaşamadan olmaz..
Ve unutma önce eğtim sonra başka şeyler çünkü bir bayan her zaman kendi ayakları üzerinde durabilecek kadar Amazon ve zeki bir Madam Curie olmalıdır..
Sen bir Amazon ve bir Curie kızısın..
Yolun açık olsun..Ömrün sağlık ve huzurla dolsun..İleride boy boy çocukların olsun..
Kimsenin kuyruğu olma sen baş ol onlar ayak..Unutma "Başlar gelince ayaklar geriler.."..
Seni çok seven Gülnihâl..

Son olarak;"Sen duvar ol!Ne yel alsın ne sel!."


21 Aralık 2012 Cuma

The Best Medicine to Laughed

I laughed when something funny.Funny laughter is natural.
Most People is loud laugh and our laughter helps us relax.
For example;I laugh when I watch comedy film espically Jackie Chan movie.(I love Jakie Chan.My childhood hero! because ;He is funny, thin and small..)
I watch comedy film and than after I feel relaxed.I work hard and study hard but I am generally nervous when I hear a good joke,I laugh and I feel positive.
I also laugh when I watch funny Tv talk show and series (Example; Big Bang Theory -I love Sheldon, He is very talkative and intelligent)
In addition;
I think best medicine to laughter..

Thank you for reading..


Kopsun Kıyamet

Günlerdir 21 Aralık esprileri yapıyordum 3 gün önce hocaya "Hocam 3 günlük dünya için değer mi?" diyordum.Hafiften değil bariz 21 aralığın vurgusuydu.Kıyametin kopup kopmayacağını bilmek bizim işimiz değil.Haa Mayalarda zaten kıyamet kopuyor dememiş o ayrı.Bu E.T kafalı Dünyalılar niye bu kadar süzme yoğurt bir diyin bana.Yok birileri Şirince'ye geliyor Bin TLye oda kiralar.Birileri Fransa'ya gider.Hayır tüm dünyadaki insanlar öldükten sonra siz yaşasanız ne olacak.Dünyada maymun zekalı insanlar kalacak yani..
Bugün dersteyiz dışarıdan bir borazan dayanamadım;"Hocam İsrafil Sur'u üfledi." dedim herkes gülmekten öldü.Dün tabii NewZelland taraflarında 21 Aralıktı yok olmadılar.Sınıfta "Evet Çin 21 Aralıkta Cuma namazına az kaldı hayde." diyorken.Evet hayattayız evet yaşıyoruz.
Halbuki kıyamet kopacak bizde 300-500 diyecektik ama olmadı dostlar..Jo'lar ..
Bu Maya tam tutmamış başka 21 Aralıklara.
Bu arada Diyanetten açıklama olmuş 2030 kıyamet kopacakmış diyorlar..Bilemiyorum artık neyse..

19 Aralık 2012 Çarşamba

Gitmeliyim

Yunanistan-Athina
Mısır-Her yeri
İngiltere-Londra...
Scotland
Japonya-Okinawa,Kiyoto,Tokyo,Hiroşima,Nagasaki
Kore-Seul,Jeju
Kazakistan-Astana
İsviçre
İsveç

Gitmek çok istiyorum ben buraya..

Asteri Mou- My star

In the colors of the moon
You got dressed tonight
And the night will envy you
This evening is station
erase your past
You and I to become one
I want to get drunk from your kisses
And to stay awake at night in your arms
I want to be burnt from your love, my star
Let me to caress for a while your hair
And to travel in your heart
How much I love everything that it’s close to you
My nocturnal star
In the perfumes of jasmine
you are fragrant, my sweet
And love will take you for a trip
This night is a feast
Tonight you’re mine
And let the moon to watch
I want to get drunk from your kisses
And to stay awake at night in your arms
I want to be burnt from your love, my star
Let me to caress for a while your hair
And to travel in your heart
How much I love everything that it’s close to you
My nocturnal star

Nikos Vertis-Asteri Mou şarkısının ingilizce çevirisi budur..Anlıyorum ama anladığım gibi güzel olarak çeviremiyorum tam olarak yılık yılpak çevirmek istemem..Sevdiğinize söyleyebileceğiniz en hoş şarkılardan olabilir bence..
Sizde sirtaki yapmak istiyor musunuz?Çünkü arada kalkıp sirtaki yapasım geliyor..




18 Aralık 2012 Salı

Beni gülümseten şey

Uzun süredir tek kaldığımda gülmemiştim sanırım bugün ilk defa gülümsedim yeniden.Ve bunun nedeni sadece bu şarkı çok ilginç..


Στα χρώματα του φεγγαριού
ντύθηκες απόψε
και η νύχτα θα ζηλέψει από σένα
Το βράδυ αυτό είναι σταθμός
το παρελθόν σου διώξε
εσύ κι εγώ να γίνουμε ένα

Θέλω να μεθύσω από τα φιλιά σου
και να ξενυχτήσω μες την αγκαλιά σου
Θέλω να καω από τον έρωτα σου αστέρι μου

Άσε να χαιδέψω λίγο τα μαλλιά σου
και να ταξιδέψω μέσα στην καρδιά σου
Πόσο αγαπώ το κάθε τι κοντά σου
νυχτέρι μου, αστέρι μου

Στα αρώματα του γιασεμιού
μοσχοβολάς γλυκιά μου
και ο έρωτας ταξίδι θα σε πάει
Η νύχτα αυτή είναι γιορτή
απόψε είσαι δικιά μου
και ασε το φεγγάρι να κοιτάει

Θέλω να μεθύσω από τα φιλιά σου
και να ξενυχτήσω μες την αγκαλιά σου
Θέλω να καω από τον έρωτα σου αστέρι μου
Άσε να χαιδέψω λίγο τα μαλλιά σου

και να ταξιδέψω μέσα στην καρδιά σου
Πόσο αγαπώ το κάθε τι κοντά σου
νυχτέρι μου, αστέρι μου



Nikos'um olmasa halim harap..

koca göbek yok

İşe başladığımdan beri verdiğim kilolar ve her gün yaptığın spor nimetini verip göbeğimi benden aldı şükürler olsun rabbim :)

Baharı bahara getirttiren

Rüzgar essin içeriye
Sonbahar bitsin artık
Çok üşüdüm ben bu sene
Bahar gelsin artık
Gökyüzünde kuşlar var
Yüzümde gülücük ne arar
Artık gülmek istiyorum
Gelsin artık bu bahar
Tanrı beni unutmuş
Gökteki evinden
Arar arar dururum 
Her gece derinden
Seslendim durdum ona
Yanıma gel dedi bana 
Siz duyamazsınız ama 
Duydum ben buradan 
Bahara baharı getirttiren
Baharı baharı sevdirttiren
Kuşlara mesajı gönderttiren
Bir çiçek gibi açılsın
İçimin içine baktım da
Gördüğüm bir hatıra 
Ağlıyordum oda da
Tek başıma yalnızca 
Uzakta..


Hobbit:Beklenmeyen Yolculuk

Bol miktarda Spoiler içerebilir..
İzlenilesi bir film dersem yalan olmaz.Elbette eksiklikler fazlalıklar var ama filme bunu uygun görmüşler ve kötüde olmamış o yüzden kızmıyorum.Çünkü kitaptaki bölümlere göre yaparlarsa insanlara az gelebilir tabii okuyan biri olarak ama buda oldu mu ya dediğim olmadı mı oldu.
Ama söyleyin bana Thorin nasıl bir fena yakışıklılıktır arkadaş ulan cücesin sen oğlum çirkin cücülerden olsana bir Bofur falan mesela.Adam harbi kral.Eee kral dediğimiz yakışıklı olmalı meziyetli olmalı.Benim hayal dünyamdaki dede Thorin ile Yakışıklı Thorin arasında zibilyon tane fark var.Tabii ben bu canlıların uzun ömürlü olduğunu hesaba katamadım.Ama Bofur tam hayal ettiğim gibiydi.Peç çok sahne istediğim gibiydi.Fazlılıkları ve azlığı atlayarak.Ayrıca yine bir cüceye göre çok yakışıklı birde kili vardı.Kendisi genç bir cüce olmakla beraber Kili ve Fili kardeş olup Thorin'in öz yeğenleridir.Dayılarının peşlerinden cesurca ilerliyorlar.
Filmde Galadriel'i görmek beni mutlu etti ziraa Yüzüklerin Efendisi kitabında az yeri olmasına rağmen Hobbitte hiç olmamasına rağmen Galadriel'i görmek hep bana mutluluk veriyor vahşi ve akıllı.
Bu arada hainin taa ne zamandan belli olduğunu görüyoruz.Elbette o sahnede kitapta yok ama fena durmamış.
İtiraf etmeliyim kitabı bilmeme rağmen yine de filmi çok merak ediyorum.
Bu arada Thorin Meşekalkan soyadının Thorin'e çok uyduğunu tek düşünen ben miyim?
Gollum yine Gollum!
Gollum sahnelerini daha uzun yapmalıydılar ziraa kitapta bundan daha çok yer verilmişti ama diyecek bir şeyimiz yok ne çıkarsa bahtımıza.
Hadi izleyin..
İyi seyirler..

Eklemeden yapamayacağım en sevdiğim hobbitler Sam ve Bilbo ,en nefret ettiğim her zaman Frodo Baggins!Özellikle Bilbo'yu gördükten sonra Frodo'dan bir kat daha nefret ettim.Nedeni kitabı okurken daha detaylı anlaşılır.Ama Bilbo cesur bir adam ve asla yüzüğün sefasına kapılmamış biri..
Öyle..
Balin ve Dwalin filmde öyle olur mu bilmem ama bence öngörüsü yüksek ve kaliteli cüceler..
Severiz..




İşte Gollum ve Frodo Baggins..Ne sandınız adam cidden Gollum'un kopyası olacak değil ya.Ama andırıyor nede olsa ona şekil ve tip veren o.

Aslında huysuz ve bazı şeylerin olmasa tam adamın dibisin.Thorin Meşekalkan..

Hep böyle örgülü erkekleri seviyorum filmlerde keramet örgüde mi acaba..Düşünmek lazım..


Fili ve Kili..Ne diyeyim ben buna ya rabbim..


Dayısına çekmiş yakışıklı Kili ne diyelim ..Zaten oğlanlar dayıya çeker derler.Yoksa o amcamıydı neyse önemi yok ..






11 Aralık 2012 Salı

Yarım saat kala

İşe gitmeme yarım saat kala işte son durumum budur resmen.Allah'ım ne olur hızla zaman geçsin cumartesi gelsin ben evde tatil yapayım bir güncük.1 hafta gebercez laa..Tamam çok sızlandım.Bakmayın siz bana ben akıllı akıllı çalışıp ekmek paramı getircem.Pes etmek yok alışmaya başladım nede olsa..

Doktor.

Çaresiz derdimin sebebi belli dermanı yaramda arama doktor
Şifa bulmaz gönlüm senin elinden boşuna benimle uğraşma doktor

Aşk yarasıdır bu ilaç kapatmaz
Verdiğin teselli beni avutmaz

Dermanı yardadır sende bulunmaz boşuna benimle uğraşma doktor

Dokunma, dokunma...
Benim gönül yarama
Dokunma doktor... 
Bedenimde değil kalbimde derdim
Tek alışkanlığım bir zalim sevdim

Sen çekil yanımdan sevdiğim gelsin
Boşuna zamanı harcama doktor. 

havalı çocuk

Bugün ders sırasında Ramonun bana Hü. ile ilgili söylediği ingilizce kelime beni kahkahlara boğdu..
Me: "He was born Denizli."
Ramo :"He is air boy."
Me: "O ne demek be?"
Ramo :"Havalı bir oğlan demek istedim."
Me:"Yok artık saçmalama bee bari Cool boy de o ne öyle airport gibi öyle kelime mi olur sen çok yaşa."
Ramo:"Var ya var.."
Ben burada iptal oldum gülmekten. Hocaya seslenip.
Me:"Hocam bir şey diyecek saçma değil mi?"
Ramo:"He is air boy."
Teacher:"Bu ne ?"
Ramo:"Havalı çocuk."
Hoca ile ikimiz iptal olduk.Hoca çıkartıp sözlüğünü verip "al bak yok öyle bir şey " dedi.
Sanırım günün en güzel kısımlarından biri..

Top 10 tribal-atar

Bugün okula giderken ardı arkasına tesadüfi çalan tribal şarkıların üstüne bende bunları koyayım dedim..İyi dinlemeler..                                                    
                                                        1-Demet Akalın-Yılan
                                
Tartışmasız birinci bana göre zaten Demet Akalın bu konuda hiç fena değil acayip laf sokmalı,tripli,manyaklı şarkılar yapıyor..Dinliyoruz bizde..

                                                               
                                                   2-Demet Akalın-Seven Kızın Romanı
Hiç kaçarı yok bu şarkısı en iyi şarkılarından diyebilirim.O kadar iddialıyım ama Yılan tabii 1.sırayı kapıyor..

3-Özcan Deniz-Nasip Değilmiş
Bu şarkı çok fena ya isteyen kro desin ama yok arkadaş şu şarkı varya başka.Özcan Deniz gibi bunu böyle içli söyleyip bizi ağlatabilecek var mı ?

4-Sefa Topsakal-Doktor

Sefadan duyup öğrendiğim bağrımı yakan şarkı ..Doktorrrrrrr...

5-Nükhet Duru-Gitti de gitti
Şu albüm sayesinde Nükhet Duru'nun eşsiz yorumunu duyup sevmiş oldum.Ayrıca on numara bir şarkı..

6-Gökhan Özen-Duman Gözlüm
Lise yıllarımda bol bol söylediğim fena bir şarkı insanın yüreğini yakmıyor mu?

7-Yıldız Tilbe-El Adamı
Böyle bir listede olması gereken kişilerden biri Yıldız Tilbe tabii ki..

8-Yıldız Tilbe-Vazgeçtim 
Parça pinçik oldu içim..

9-Yıldız Tilbe-Delikanlım
Öldürücü darbeleri vuruyorum peş peşe..Farkındayım Jo'lar..

10-Ebru Gündeş-Söyleyin
Eee öldürücü darbemi de yaptım..




10 Aralık 2012 Pazartesi

Bence sende herkes gibisin



Gözlerim gözünde aşkı seçmiyor Onlardan kalbime sevda geçmiyor Ben yordum ruhumu biraz da sen yor Çünkü bence şimdi herkes gibisin Yolunu beklerken daha dün gece Kaçıyorum bugün senden gizlice Kalbime baktım da işte iyice Anladım ki sen de herkes gibisin Büsbütün unuttum seni eminim Maziye karıştı şimdi yeminim Kalbimde senin için yok bile kinim Bence sen de şimdi herkes gibisin..

7 Aralık 2012 Cuma

Hayat oyunsa en büyük dönme dolap sensin

Bugün alışma sürecim doldu.
Çok güzel fıstıklama yapıyorum.Ve düzgünce satış yaptım.
Yarından itibaren kendi yerimde kendi başıma işe başlıyorum.

Tamam her işim düzgün gitmemiş olabilir hayatta ama ben hiçbir zaman donme dolap olmadım.Sadece sözümün arkasında duruyorum o kadar.

Gel

‎" Ey sevgili, ilacımda sensin, çaremde sensin. 
Yüz parça olmuş gönlümün nuru da sensin. 
Çaresiz gönlüm de, senden başka ne varsa hepsi yok oldu.
Beni kimsesiz bırakma.. Gel..." 

Hz.Mevlana

6 Aralık 2012 Perşembe

izim kalmasın ,sil.

İzim kalmasın geriye ne varsa sil.Benim elimin değdiği her şeyi yırt at mesela.O yakışır.Yakışır değil mi?.Yakıştırırsın.Şık durur belki.Orada olmam sorundur.Yeni umutlara ,ufuklara falan.
İzim bile kalmasın.
Anıları ne yapacaksın.Doğru onlar paçavra.Değersiz.Sil.İzim bile kalmasın.
Öyle şaşırıp üzülüyorum ki bazen neye üzüleceğimi bilmiyorum.


5 Aralık 2012 Çarşamba

bir canım var benim

Nasıl olurda bu kadar uzaklardan birileri yüreğinize dokunabilir..Bir kardeş ,bir dost gibi..Dokunuyor işte.Sözler dokunur.Sen onlara dokunamazsın ama onlar sana dokunur..
Buradan çok ama çok sevdiğim bir blog arkadaşım var.
Bana öyle tatlı şeyler yolladı ki hepsini bağrıma basıp uyuyasım geliyor :)
İyi ki var bazı insanlar.
İyi ki bazı insanları tanıyoruz öyle işte söylemek istedim.
Melekleri çok sevdiğimi bilir gibi bu güzelliği yollamış :)

Melek gibi kalbi olan insandan bana korucu bir melek :)

baklavacı kız

Evet artık iş hayatına merhaba dedim.Derslerim bitince akşam 5 gece 12 çalışacağım.Evet yorucu farkındayım ama ailem çok rahatlayacak ve tüm aldığım krediyi kardeşime yollayabileceğim.Bugün aman bu iş kolaydır diye düşünerek ilk eğitim göreceğim yere gittim.Tüm gün ayakta dikil devamlı temizlik yap ,baklavaları fıstıkla derken öldüm.Ama bize öğreten abla çok iyiydi o yüzden sevdim.Benim gibi işe başlayacak diğer gececi kızda çok sevimliydi.
Normalde baklava yemeyen benim baklavacı olmam ne kadar abest ve muktedest düşünün.Yatmadan önce baklava fiyatlarını çalışsam iyi olacak.
Evet okulla zor olacak biliyorum ama inanıyorum ki yapacağım.
Bugün eğer iyi fıstıklama yapamasaydım ki en zoru da oydu işi kayıp ediyordum ama işi iyi becerdiğim için yarına da çağırıldım.
Şimdi çok uykum var artık uyku zamanı..


2 Aralık 2012 Pazar

mektup

Mektup yazdum acele da
Oku oku hecele   
Mektup bendendur yarum da
At koynuna gecele

Mektup yazdum sevdama
Okusun heceleri
Geleceğum akluna da
Cuma geceleri
Getur beni akluna da
Cuma geceleri

Mektubumun uçlari da 
Bağlamadur bağlama
Ben yazarken ağladum da
Sen okurken ağlama

Mektup yazdum sevdama
Okusun heceleri
Geleceğum akluna da
Cuma geceleri
Getur beni akluna da
Cuma geceleri

Mektup yazdum kış idi da
Kalemum gümüş idi
Okuyan incinmesun da
Yüreyum yanmiş idi

Mektup yazdum sevdama
Okusun heceleri
Geleceğum akluna da
Cuma geceleri
Getur beni akluna da
Cuma geceleri


Bu şarkı anlatıyor pek çok şeyi.Bu şarkıda buldum heceleri..Ben anlatamam mektup sen anlat..Ah karadeniz..Şarkında ,denizin gibidir.Adamı deler..Çılgındır,hırçındır.İnsanın gibi..