i love modaturkiye

17 Ocak 2014 Cuma

16C deki baba

Shanell Mouland, dokunaklı mektubunda şöyle diyordu: "1850 sefer sayılı uçuştaki 16C numaralı koltuğun sahibi sevgili Baba, Senin adını bilmiyorum ama Kate uçuş boyunca sana 'babacığım' diye hitap ederken onu hiç düzeltmedin...Koltuğunda rahatsız olduğun için yerini değiştirebilirdin. Onu görmezden gelebilirdin. Bana 'Çocuğuna hakim ol' gülümsemesi yapıp kendimi kötü hissetmeme neden olabilirdin. Bunların hiçbirini yapmadın. Kate ile sohbete başladın ve ona kaplumbağalarıyla ilgili sorular sordun. Belki o sorulara hiçbir zaman cevap veremeyecekti ancak o kadar heyecanlandı ki seninle göz temasını devam ettirdi ve ona sorduğun şeylere dikkatini yoğunlaştırabildi. Sizi izledim ve gülümsedim... Teşekkür ederim. Toplum içinde sıkça tekrarladığım özür cümlelerini bana söyletmediğin için teşekkür ederim. Kate'i o kadar çok eğlendirdiğin ve şimdiye kadarki en başarılı uçak yolculuğunu geçirmesini sağladığın için teşekkür ederim. Ve kağıtlarını bir kenara bırakıp kızımızın kaplumbağalarıyla oynadığın için teşekkür ederim."
Mouland'ın üç yaşındaki kızı Kate, otizmli bir çocuk yani sosyal ve iletişimsel becerileri normal olarak gelişememiş. Bu yüzden Eric Kunkel koltuğuna oturduktan sonra Kate, bir yandan 'babacığım' derken bir yandan da onun kolunu sıkıyordu. Ancak Kunkel bunların hiçbirine tepki vermedi.
Anne Mouland ise "Uçakta olmak gerçekten bir hayatta kalma mücadelesi gibi. Tek isteğim Kate'i A noktasından B noktasına götürmek. Ancak Kate uçaktayken üzüldüğü zaman, bundan kaçışımız olmuyor" diye anlattı.


Ne kadar tatlılar değil mi..MR.Kunkel tanınmak istemediği için resimlerini vermek istememiş.Haklı adam ama ne güzel bir davranışta bulunmuş..
Otizmli çocuklar salak değildir bunu unutmayın onlar sadece bir işte odaklanırlar ve sosyal becerileri genelde yoktur..

Bende otizmi öğrenmenizi istiyorum..Lütfen izleyin..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder